Kayıtlar

Şubat, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KOBİ’lerde Finansal Okuryazarlığın Önemi

Finansal okuryazarlık; finansal kavramlar, ürünler ve hizmetler hakkında bilgi ve farkındalık sahibi olmak ve bunu finansal karar alma sürecinde etkin bir biçimde kullanmak şeklinde tanımlanabilir.    Girişimcilerin rekabet ortamında başarılı olabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri için muhasebe, bütçeleme, sermaye maliyeti, borç ve kaynak yönetimi gibi temel finansal konularda bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Finansal okuryazarlık girişimcileri söz konusu alanlarda doğru ve rasyonel karar almaları yönünde desteklemektedir.   Finansal okuryazarlığı bulunan bir KOBİ sahibi; Kendi fonları ile şirket fonları arasında ayrım yapabilecek, Mevcut çok sayıda finansal ürün ve hizmet arasında doğru tercihlerde bulunabilecek, Alternatif finansal kaynakları göz önünde bulundurarak işletmenin sermaye ihtiyacını doğru bir şekilde öngörüp, uygun koşullarda temin edebilecek,   Karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltabilecek, karşılaşılan riskleri de hasarsız ya da mümkü...

Toplumda Finansal Okuryazarlık Düzeyinin Artırılması

Finansal sistem gelişirken insanların finansmana erişimi, riski yönetmeleri ve mali durumlarını kontrol altına almaları için de yeni fırsatlar doğmaktadır. Ancak finansın giderek dijitalleşmesi, ürün ve hizmetlerin çeşitlenmesi, karmaşık hale gelmesi, insanların doğru finansal kararlar almasını güçleştirebilmektedir. Bu eğilimlerin gelecekte devam etmesi ve hatta hızlanması beklenmektedir.   Dijitalleşme ve diğer trendler, insanların finansal bilgi ve becerilerini güncel tutmalarını da gerektirmektedir. Kripto para birimleri gibi yeni ürünlerin özelliklerini ve risklerini değerlendirmek için özel ürün bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Finansal okuryazarlığın düşük olduğu bir toplumda şirketlerin halka açılırken mali verilerini açıklamalarının sağlanması, bu verileri değerlendirecek asgari bilgi ve tecrübeden yoksun insanların sürprizlerle baş başa kalmalarını engellememektedir.     Ülkemizde enflasyonun hızla yükselmesi, mevduat faiz oranlarının baskılanarak düşük tut...

Enflasyon Artarken Tüketim Malları İthalatımız da Arttı

Resim
  2019 yılı Eylül ayından itibaren T.C. Merkez Bankası’nın faiz indirimi sürecine girmesi, döviz kurlarının yükselmesinin önüne geçilebilmesi için 2021 yılı aralık ayında Kur Korumalı Mevduat uygulamasının başlatılması, T.C. Merkez Bankası döviz rezervlerinden satış yapılarak kur düzeyinin korunmaya çalışılması, negatif faiz oranlarının doğal bir sonucu olarak yüksek enflasyon ortamına geçilmesi, yüksek enflasyona rağmen döviz kurlarının baskı altında tutulması ülkemizin tüketim malları ithalatının hacim ve kompozisyonunda önemli etkiler yaratmıştır.    2021 yılı sonunda 24,9 milyar USD olan tüketim malları ithalatı 2023 yılı kasım ayında 43,3 milyar USD’ye ulaşmıştır. Tüketim malları ithalatındaki toplam artış tutarı 18,4 milyar USD’dir. Söz konusu dönemde toplam ithalat % 23 artarken tüketim malları ithalatı % 74 artmış, 2021 yılı sonunda %9 olan toplam ithalat içindeki payı %13’e yükselmiştir.  Konuya tüketim malları alt grupları açısından bakıldığında 2021 yılı i...