Çin Şoku 2.0

Financial Times gazetesinin baş ekonomi yazarı Martin Wolf “Tariflere Geri Dönüş” başlıklı yazısında Başkan Trump’ın geçmişin mallarına odaklandığını, geleceğin yenilikçilikte olduğunu vurgulayıp, ABD’nin gümrük vergisi politikasını eleştiriyor. 

Wolf’un yazısında atıfta bulunduğu MIT ve Harward profesörleri David Autor ile Gordon Hanson’un 14 Temmuz 2025 tarihinde The New York Times gazetesinde yayımlanan “İlk Çin Şoku Hakkında Uyarmıştık. Bir Sonraki Daha Kötü Olacak.” başlıklı yazıları ise Çin’in 2015’de tamamladığı ve Çin Şoku 1.0 olarak isimlendirdikleri imalat sanayi dönüşümünü, bunun ABD sanayii ve istihdamı üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Yenilikçi sektörlere yoğunlaşan Çin Şoku 2.0’ın etkilerinin daha ağır olacağını belirtiyor. 

Yazı rekabetçi kur, ucuz emek, düşük faizli kredi tartışmaları arasında kalan Türk imalat sanayinin geleceği açısından da isabetli tespitler ve politika önerileri içeriyor. 

Çin Şoku 1.0’da emek ve sermaye kırsal çiftliklerden şehirlerdeki fabrikalara yönlendirilmiş, ucuz imalat sanayi ürünleri ABD piyasasına hâkim olup, tekstil ve mobilya gibi düşük teknolojili sektörlerde istihdam kaybı ile sonuçlanmıştır. 

Çin Şoku 1.0 düşük maliyetli işgücü tükendiğinde sona ermiştir. Çin'in giyim ve mobilya gibi sektörlerde büyümesi Vietnam'ın gerisinde kalmaya başlamıştır. ABD'nin aksine Çin geriye doğru bakıp düşük teknolojili sektörlerdeki ivme kaybına üzülmek yerine Çin Şoku 2.0 ile 21. yüzyılın kilit teknolojilerine odaklanmış ve ABD'nin uzun zamandır tartışmasız lider olduğu yenilikçi sektörlere yönelmiştir: Havacılık, yapay zeka, telekomünikasyon, mikroişlemciler, robotik, nükleer ve füzyon gücü, kuantum hesaplama, biyoteknoloji ve ilaç, güneş enerjisi, piller. 

Bu sektörleri tekstil, ayakkabı, mobilya, oyuncak ve benzeri geçmişin imalat sanayi alanlarından ayıran temel unsurlar ise hem yüksek karlılığa hem de yüksek ücrete imkân sağlamalarıdır. Yenilikçi sektörler bir yandan çalışanlarına yüksek ücret sunarak toplumsal gelir dağılımını ve refahı olumlu yönde desteklemektedir. Diğer yandan da yatırımcılar karlılıklarını artırmakta, gelecekte yüksek teknolojili daha çok yatırım yapmalarını sağlayacak sermaye birikimi oluşmaktadır. 

Çin 2. Sanayi hamlesi çerçevesinde yenilikçi üretime yönelik araştırma ve geliştirmeyi desteklemektedir. Güçlü bir inovasyon ekosistemi oluşturulmuştur. ABD 2003-2007 yılları arasında yapay zeka ve kriptografi gibi 64 öncü teknolojinin 60'ında Çin'in önünde yer alırken, 2023'te Çin 64 kilit teknolojinin 57'sinde liderliği ele geçirmiştir. 

Belediye başkanları ve valiler gibi yerel yetkililer yenilikçi sektörleri bölgelerinde geliştirmek üzere görevlendirilmişlerdir. Öngörülen hedeflere ulaşıldığında yöneticiler ödüllendirilmektedir.

Yazarlar gümrük vergisi uygulamaları ile eski sektörleri yeniden ayağa kaldırmak yerine yenilikçi sektörleri kurmak yönünde çeşitli önerilerde bulunmaktadır: 

Siyasetten yalıtılmış, stratejik yenilikçi yatırımları destekleyen bir sanayileşme politikası uygulamaya konulmalıdır. 

Stratejik açıdan hayati önem taşıyan ve başarı potansiyeli yüksek olan sektörler seçilmeli ve bunlara yatırım yapılmalıdır. Aynen geçmişte Çin’in yaptığı gibi bu defa da Çin, elektrikli araç, batarya ve benzeri alanlarda ABD’de yatırım yapmaya teşvik edilmelidir. Bu yerel sanayiyi teknolojik ve yenilikçi kapasitesini geliştirmeye zorlayacaktır. Aksi halde “yerel vasatlık”la baş başa kalınacaktır. Geçmişin sanayisinde kalmış, sürdürülebilir olmayan, düşük teknolojili ve katma değerli sektörler sübvanse edilmemelidir. Yenilikçi sektörlerdeki bilimsel araştırmalara tarafsız devlet desteği sağlanmalıdır. Hedef sektörlere yetkin işgücü sağlamak, düşük teknolojili sektörlerde ortaya çıkacak işgücü fazlasını başka alanlarda değerlendirmek üzere teknik ve yaşam boyu eğitime önem verilmeli, eğitimin kalitesi artırılmalıdır. 

Açlık sınırının altında kalan asgari ücret düzeyinde dahi rekabet edemediğini savunan ve satın alma gücündeki bariz düşüşe rağmen asgari ücret zammına karşı çıkan bazı imalat sanayi kollarının içinde bulunduğu durumun başlıca sebeplerinden biri üretime ve ihracata konu ürünlerin geçmişte kalmış, düşük teknolojili ve düşük katma değerli mallar olmasıdır. Gerek ihracatımızın gerekse İSO 500’ün teknoloji kompozisyonundan bunu görmek mümkündür. Mevcut kompozisyon ile orta gelir tuzağından çıkılması mümkün gözükmemektedir. David Autor ile Gordon Hanson’un yazısını bu açıdan dikkate almakta yarar bulunmaktadır.

https://www.nytimes.com/2025/07/14/opinion/china-shock-economy-manufacturing.html


https://www.ft.com/content/aaefe3d3-fa3c-4dfc-b04b-5df203e420f5

Yorumlar

  1. Sevgili hocam, Türkiye ekonomisi özelinde verimsiz lik problemini çözmek zorundayız...Sonraki adımda gelir adaletsizliğini ve gerileyen alım gücünü konuşabiliriz..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Takibe Düşen İhtiyaç Kredisi ve Kredi Kartı Borçları Toplumsal Bir Sorun Olmaya Doğru Evriliyor

2025 Yılının Üçüncü Çeyreğinde Türk Bankacılık Sektörüne Bakış

Does the Turkish Economy Really Need So Many Banks?