Kayıtlar

Kredi Garanti Programları: Başarılı Yönetilirse İyi Bir Finansal Araç; Yönetilemezse Finansal İstikrarsızlık Kaynağı

  Reel sektöre ait öncü ekonomik göstergelerde görülen olumsuz gelişmeler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar Kredi Garanti Fonu tarafından sağlanan garantilerle kullandırılan kredileri tekrar kamuoyu gündemine taşımıştır.   Bu yazımızda kredi garanti programlarının kapsamı, amaçları değerlendirilip başarı koşulları üzerinde durulacaktır.    Kredi garanti programları başta küçük ve orta ölçekliler olmak üzere ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinde öngörülen alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için kamu otoritesi tarafından kurulan veya desteklenen finansal mekanizmalardır. Bu programlar, borçlunun temerrüde düşme riskine karşı bankalara veya diğer finansal kuruluşlara belli ölçülerde garanti sağlamaktadır.    Kredi Garanti Programlarının Ana Hedefleri   Garanti programlarının hedefleri dört başlık altında toplanabilir:   i.    Özellikli sektörlerin ve işletmelerin finansmana erişi...

Takibe Düşen İhtiyaç Kredisi ve Kredi Kartı Borçları Toplumsal Bir Sorun Olmaya Doğru Evriliyor

Resim
Türk bankacılık sektöründe tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredisi ile kredi kartı borçlarındaki yasal takibe düşme tutar ve oranında 2024 yılında başlayan hızlı artış 2025 yılının ilk dört ayında da devam etmektedir.    İhtiyaç kredilerinde takip oranı % 5’e yaklaşmıştır   2023 yılı sonunda 29,1 Milyar TL olan takipteki kredi borcu, 2024 yılı sonunda % 100 oranında artarak 58,3 Milyar TL’ye ulaşmıştır. BBDK tarafından yayımlanan 2 Mayıs 2025 tarihli verilere göre söz konusu tutar ilk dört ayda % 37 artmış ve 79,9 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. İhtiyaç kredilerinin takibe düşme oranı %4,9’dur. Trendin aynı şekilde devam etmesi halinde 2025 yıl sonunda takip oranının % 8’i aşması mümkündür. Kredi Kartı Takip Borçları İlk Dört Ayda % 48 Oranında Artmıştır   Benzer durum kredi kartı borçları için de geçerlidir. Kredi kartı borçlarında takip tutarı 2025 yılının ilk dört ayında % 48 artarak 55,6 Milyar TL’den 82,3 milyar TL’ye yükselmiştir. Takip oranı da yaklaşık %...

Yükselen Faizler, Ulaşılamayan Krediler ve Yüksek Finansal Kaldıraç Sorunu

Resim
2021 yılı sonbahar aylarında T.C. Merkez Bankası yükselme eğilimde olan enflasyona rağmen politika faizini indirmeye başlamış, bunun doğal sonucu olarak takip eden dönemde enflasyon hızla yükselmiştir. Giderek bozulan ekonomik dengelerin cari işlemler ve döviz krizine yol açması riskinin artması ve genel seçimlerin de yapılmış olması ile birlikte T.C. Merkez Bankası 2023 yılı haziran ayında faiz artırım sürecine girmiş, politika faizini % 8.50’den % 15’e çıkartmıştır. Banka faiz artırım sürecini, ekonomide ani duruş riskini ve yaklaşan yerel seçimleri de göz önünde bulundurarak uzun bir zamana yaymış, 2024 yılı mayıs ayında % 50’ye kadar yükseltmiştir.    Faiz artırım sürecinin çok uzun bir zaman yayılması, dezenflasyonist para politikasına maliye politikası tarafından hemen hemen hiç destek gelmemesi, kamuoyunda enflasyonun düşeceğine yönelik beklentinin oluşturulamaması enflasyonundaki düşüş eğiliminin arzulanan boyuta ulaşmasını engellemiştir. Süresi uzayan ve kendisinden b...

Finansal Kaldıraç

Bu makale iki yazıdan oluşacak dizinin ilk bölümüdür. Burada finansal kaldıraç kavramı değerlendirilecektir. İkinci yazıda ise ülkemiz reel sektöründe son dönemde yaşanan finansal sorunlar ile yüksek finansal kaldıraç kullanımının sebep ve sonuçları üzerinde durulacaktır.    Finansal kaldıraç, bir şirketin faaliyetlerini ve yatırımlarını finanse etmek ve özkaynak karlılığını artırmak amacıyla ödünç fon, bir başka deyişle borç kullanması anlamına gelir. Şirketler karlılıklarını artırmak için finansal kaldıracı kullanırlar ve çoğu zaman da bu tercihin karşı karşıya kalabilecekleri riskleri artıracağını göz ardı ederler veya görmek istemezler. Bazı durumlarda hatalı para ve kredi politikaları da işletmeleri yüksek kaldıraca teşvik edebilir.    Finansal kaldıraç düzeyi çeşitli şekillerde hesaplanabilir ve hepsi de aslında aynı yere varır. İşletme, faaliyetlerini finanse ederken özkaynaklardan ve yabancı kaynaklardan ne ölçüde yararlanmaktadır?   Borçluluk Oranı= Kıs...

Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi Tahvillerinin Getiri Eğrisinde Yaşanan Kayma ve Finansal Piyasalarda Olası Gelişmeler

Resim
Getiri (verim) eğrisi, faiz getirili menkul kıymetlerin farklı vadelerdeki faiz oranlarının (getirilerinin) grafiksel bir gösterimidir. Üç ay gibi kısa vadeden başlayarak 10 - 30 yılla varan geniş bir vade yelpazesinde, konusu olduğu menkul değerin faiz oranı değişimini yansıtır. Eğri devlet tahvillerinin vade ufkunun getiri yönünden somutlaştırılmasında ve bir ekonominin geleceğine yönelik beklentilerin değerlendirilmesinde kullanılır. Normal koşullarda, vade uzadıkça ödünç verilen fonlar için talep edilen faizin yükselmesinin doğal sonucu olarak getiri eğrilerinin soldan sağa doğru pozitif eğimli olması beklenir. Vade uzadıkça tahvillerin yatırımcılara sağladığı getiri yükselecektir. Böyle bir ortamda yatırımcılar gelecekte ekonomik büyüme ve muhtemelen ılımlı bir enflasyon beklemektedir. Bu da sağlıklı ve genişleyen bir ekonomiyi yansıtmaktadır. Yatay getiri eğrileri kısa ve uzun vadeli menkul değerlerin benzer getiri sağladığını gösterir. Düz getiri eğrilerine genelde ekonomik beli...

Sosyal Transferlerin Gelir Dağılımı Eşitsizliği Üzerindeki Etkisi

Resim
Gini katsayısı gelir dağılımı eşitsizliğinin ölçülmesinde ve ülkelerarası eşitsizlik karşılaştırmalarında kullanılan en yaygın istatistiktir. Katsayı 0 ile bir ya da % 0 ile % 100 arasında bir değer almaktadır.  0 değeri mükemmel eşitliği, herkesin aynı gelire sahip olduğunu temsil ederken, 1 değeri de mükemmel eşitsizliği, tüm gelirin tek bir bireyin elinde toplandığını temsil etmektedir.  Katsayı vergiler ve sosyal transferler gibi devlet müdahalelerinin gelir dağılımı eşitsizliğine etkisini yansıtmak amacıyla vergi ve transferlerden önce ve sonra olmak üzere iki türde hesaplanmaktadır. Transferlerden önceki katsayı (Piyasa Gini Katsayısı) vergiler, sosyal transferler ve benzeri herhangi bir devlet müdahalesinden önce piyasa koşullarında yaratılan gelire dayalı olarak hesaplanan Gini katsayısını ifade etmektedir. Piyasa sisteminin doğasında var olan gelir dağılımı eşitsizliğini yansıtmaktadır. Transferler sonrası katsayı (Net Gini Katsayısı) ise devletin saldığı vergile...